İLAHİ ŞİFA RAHMETİ

TEK ŞİFA KAYNAĞI ALLAH(C.C)'IN ADIYLA
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» HAKSIZ YERE HAPİSTEN KURTULMAK İÇİN
Çarş. Haz. 02, 2010 2:51 am tarafından bilalhoca

» HER HASTALIĞA ŞİFASI KESİN OLAN BİR ÖRNEK DUA (HEDİYEM)
Çarş. Haz. 02, 2010 2:35 am tarafından bilalhoca

» YILDIZLAR BURÇLAR VE YILDIZNAME SAHTEKARLIĞI
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:27 am tarafından bilalhoca

» HER TÜRLÜ KAZA VE BELADAN KORUNMAK İÇİN
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:13 am tarafından bilalhoca

» DARGINLARIN BARIŞMASI İÇİN
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:12 am tarafından bilalhoca

» KARI VE KOCA GEÇİMSİZLİĞİNİ ÖNLEME İÇİN
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:11 am tarafından bilalhoca

» GENEL HASTALIKLAR İÇİN
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:10 am tarafından bilalhoca

» BAŞ AĞRILARI İÇİN DUA
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:09 am tarafından bilalhoca

» AĞRI VE SIZILAR İÇİN AYETLER VE DUA
Ptsi Mayıs 31, 2010 1:09 am tarafından bilalhoca

Nisan 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
TakvimTakvim
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Sosyal bookmarking sitesinde İLAHİ ŞİFA RAHMETİ adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde İLAHİ ŞİFA RAHMETİ adresi saklayın ve paylaşın

Paylaş | 
 

 DUANIN KABULUNUN ŞARTLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
bilalhoca
HAVAS
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 11/05/10
Yaş : 50
Nerden : Denizli

MesajKonu: DUANIN KABULUNUN ŞARTLARI   Salı Mayıs 11, 2010 7:26 am

Duanın Kabulünün Şartları

1- Kazaya muvafık olmak, yani sünnetullaha uygun bulunmak,

2- O kimse hakkında duanın kabulü hayırlı olmak,

3- İstenilen şey muhal(imkansız) olmamak.

Duanın kabulü için âdabına ve şartlarına riâyet etmek lâzımdır. Bu şartların cümlesinin mevcud olduğu bir durumda, kabul olunma ciheti gâlib ise de, kabul olunması yine meşiyyet-i ilâhiyyeye(Allah'ın İradesine) bağlıdır. Binâenaleyh Allah, dilerse kabul eder, dilemezse etmez. Fakat kul, âdabına riâyet ederek duayı bırakmamalıdır.

Duanın kabulünün âni olmasına kullar umûmiyyetle tahammül edemiyecekleri için istenilen şeyin bir müddet sonra verilmesi me'mûl(umulduğu) olduğu gibi, duası miktarı o kimsenin üzerinden bir şerrin define sebeb olmak veyahud bilmediği bir cihetten duasının eseri hâsıl olmak ihtimâline binâen duaya kabul olunmadı nazariyle bakılmamalı ve "duam kabul olunmuyor" denilmemelidir.

Allah Teâlâ Hazretleri icabet hususunu, istimrara; ya'ni geniş zamana delâlet eden muzâri' sigasıyle beyan buyurmuşdur ki, bir zamanla mukayyed(sınırlı) değildir, demektir. Kulun hakkında hayırlı olan bir zamanda kabul eder.

Yine âyet-i celîle'de:



“Ve kâle rabbukumudûnî estecib lekum innellezîne yestekbirûne an ıbâdetî seyedhulûne cehenneme dâhirîne”

"Rabbiniz size: "Bana duâ edin ki duanızı kabul edeyim" dedi. O kimseler ki bana kulluk etmeğe büyüklendiler; pek yakında zelil ve hakîr olarak cehenneme girerler. " (Gâfir (Mü'min) Sûresi, 60.)

Duâ, Cenâb-ı Hak'tan, insanların muhtaç oldukları şeyleri tazarru' ve niyaz ederek kemâl-i tevazu' ile istirham edip istemeleridir. Kulların Allah'a olan ihtiyaçlarını arz eylemeleridir.

Duanın kabulünün en mühim şartlarından biride duâ esnasında Allah Zü'l-celâl Hazretlerinden gayri hiç bir şeye güvenmeyerek teveccüh-i tâm(Tamamen Allah'a yönelmek) ile ve kat'î sûretde Hak Teâla Hazretlerine yönelmektir.



Duada iki haslet aranır



Birincisi: İzzet-i rubûbiyyeti(Cenab-ı Hakkın yüceliğini,kımetini) bilmek,

İkincisi: Ubûdiyyetten(kulluktan) olan zilleti idrâk(acziyetinin farkına varmak) edip Rabbinin himayesine iltica ve ihsanından müstefîd olmasını arzu eylemektir.



“Emmen yucîbul muztarra izâ deâhu ve yekşifus sûe ve yecaluküm hulefâel erdi eilâhun meallâhi kalîlen mâ tezekkerûn.”

"Ey müşrikler! Sizin âciz ma'bûdlarınız mı hayırlıdır, yoksa muztar(çaresiz) olan kimse duâ ettiğinde onun duasına icabet eden ve istediğini veren ve o muztar kalan kimseye isabet eden kötülüğü kaldıran ve sizi yeryüzünün halîfeleri kılan Allah Teâlâ mı hayırlıdır? Allah'la beraber bunları îcâd ve kullarının ihtiyâcını def eden bir ma'bûd var da ona mı ibâdet edersiniz? Düşünceniz ne kadar az ve kısadır. Zîra Kadir'i bırakıp âcize ibâdet edersiniz." (Neml Sûresi, 62.)

Yâni, Ey müşrikler! Sizin Allah'a ortak koştuğunuz putlar mı hayırlıdır, yoksa musibetlerden bir musîbete veya fakirlik ve hastalık gibi derd ve elemlerden muztar kalıb halâsına(kurtulmasına) çâre arayan bir kimse duâ etdiği zaman duasını kabul edib musîbeti âfiyyete ve fakrini gınaya(fakirliğini zenginliğe) ve hastalığını sıhhate tebdîl etmekle sâhil-i selâmete çıkaran Kaadir ve Kayyum mu hayırlıdır?

Elbette kullarının ihtiyâcını def eden ve duasını kabul edip istediğini veren Allah Teâlâ hazretleri bunlardan hiç birine kaadir olamayanlardan hayırlıdır. Binaenaleyh ma'bûd bi'lhakk O'dur(Mutlak yaratıcı O'dur). O'ndan gayri ibâdete lâyık yoktur. Ve Allah Teâlâ Hazretleri size yeryüzünde tasarrufa kudret verendir. Dolayısıyle Zât-i Ecellü A'lâya ibâdetiniz lâzımdır.

Allah'la beraber başka bir ma'bûd var mı ki gayre ibâdet edersiniz ve siz her ân arkası arkasına gelen ni'metlerin kimden geldiğini düşünmeniz gayet az olduğundan Azîz ve Kavî Allah'ı bırakıp âciz ve zelîle ibâdet edersiniz.

Duada ihlâs (samimiyet) ve helâl lokmanın ehemmiyeti:

Nebiyy-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki:

"Bir kimse zahir(dışını) ve bâtınını(içini)tanzîf ve tathîr(temizlemek) ile kırk gün hâlisan Cenâb-ı Allah için amel ve ibâdet ederse kalbi menba'-i hikmet(Hikmet kaynağı) olup lisânından zülâl-i ma'rifet(saf ve güzel olan marifet bilgileri) cereyan etmeğe başlar." (Keşfü'l-hafâ, 2/224 (Ebû Nuaym'den)





"Kul ihlâs ile Allah'dan başka ilâh yok, ancak Allah vardır!" dedikçe hiç bir hicâb(perde) onu geri çevirmeksizin bu zikri, Allah'a yükselir. Allah'a vâsıl olunca Allah bu kelimeyi söyleyene nazar eder. Allah'ın nazar ettiği her bir muvahhid kulunu rahmeti içine alması O'nun hakkıdır." (Buhârî, Deavât,)

"Helâllığında ve haramlığında şübhe bulunan nesneyi terk eyle ve helâl olduğu muhakkak bulunan şeyleri kabul et." (Buhârî, Büyü', 3; Tirmizî, Kıyame, 60;)

Bu hadîs-i şerîf, insan bâtınını haramdan korumak için kemal-i ihtiyat(tam bir korunma ve tedbir) üzere bulunmasının lüzumu hakkında îrâd edilmiş ise de diğer işlerine, sözlerine ve sâir(diğer) muamelâtına da tatbîk için bir kaide-i külliyye(genel bir kural) tarzında bulunmuştur.

• "Niyet eylediğin bir iş için kalbinde havf(endişe ve korku) ve tereddüd olursa o işi yapma." (İbn Hanbel, Müsned, 5/252, 256.)

• "Haramlardan sakın, insanların en âbidi olursun. "(Tirmizî, Zühd, 2; İbn Hanbel, Müsned, 2/310.)

• "Haram lokmadan neşvü nema bulan(beslenen) bir vücûda lâyık olan cehennem ateşidir." (Ramûzü'l-ehâdîs)

• "Cibril bana ne zaman geldiyse şu iki duayı emretti:

"Ey Rabbim! Bana temiz rızık ver ve sâlih amel nasîbet." (Müminûn Sûresi,51 nci âyeti bir duadır.)

• "Allah Teâlâ buyuruyor: Kulum, beni yalnız iken zikrederse ben de onu yalnız zikrederim. Beni bir topluluk içinde zikrederse onu ondan daha hayırlı ve daha büyük bir topluluk içinde zikrederim. "(Müslim, Zikr, 3,18,19, 21;Buharî,Tevhîd, 15, 43; Tirmizî, Deavât, 131;jbn Mâce.Edeb, 53, 58;lbn Hanbei.Müsned, 3/351)

• "Allah sizden üç şeyi istemiyor: Kur'ân okurken yahud okunurken ileri geri konuşmayı, duâ ederken sesinizi yükseltmeyi, takat getiremiyeceğiniz kadar kendinizi namaza zorlamanızı." (el-Camiûs-Sağîr.)

"Gizlide yapılan bir duâ, açıkta yapılan yetmiş duaya bedeldir."

• "Sıkıntılı zamanlarında Allah'ın kendisine icabet etmesini isteyen kimse rahatlık zamanında duayı çok yapsın. "(Tirmizî, Deavât, 9.)

• "İnsanların en âcizi duadan da âciz olan, insanların en cimrisi selâmı da kıskanan kimsedir." (Keşfü'l-hafâ, 1/142 (Taberânî ve Beyhakîden)

• "Ey Rabbim! Şükrünü edaya, Seni zikretmeye ve Sana güzel ibâdet etmeğe bana yardım et!" diyen bir kimse mükellef bir duâ yapmış olur." (el-Camiû's-Sağir.)

• "İyiliğin her çeşidi ibâdetin yarısıdır. Diğer yarısı ise duadır." ( a.e.)

• "Duâ mü'minin silâhı, dînin direği, göklerin ve yerin nurudur." ( a.e.)

• "Zayıflarınızın duaları ve ihlâslarından başka bir şey hürmetine mi nusrete nail oluyorsunuz"

( Keşfü'l-hafâ, 1/403 (Ebû Ya'lâ'dan)

Çünkü Allah'ın huzurunda zayıflığını, aczini ve fakrını idrâk ederek ve dünyevî arzulardan kalben alâkasını keserek duâ edenlerin ihlâsları kuvvetlidir. Bu da rızık ve nusret sebeblerinin en büyüklerindendir.

Beş gece vardır ki duâ reddolunmaz: Receb'in ilk gecesi,Şa'ban'ın onbeşinci gecesi,Cum'a gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi.

• "Rikkat hâliniz(ince ruhlu hassas haliniz,vecd haliniz) geldiği zaman duayı ganimet biliniz. Çünkü bu hal rahmettir. " (Buhârî, Cihâd, 76.)

• "Mü'min bir kul Allah'a duâ eder. Bu esnada Allah Teâlâ Cibrîl'e: "Bunun duasına hemen icabet etme, çünkü sesini işitmek istiyorum." Bir fâcir de duâ edince Allah Teâlâ Cibril'e emreder: "Hemen ver şunun istediğini! Çünkü sesini işitmek istemiyorum." buyurur.

• "Kâfir bir kul Allaha duâ eder, hacetini ister, derhal yerine getirilir. Mü'min Allah'a duâ eder, icabeti geciktirilir. Melekler buna üzülürler. Bunun üzerine Allah Teâlâ buyurur ki: "Kâfirin duasına hemen icabet edişimin sebebi bana bir daha duâ etmemesi ve beni hatırlamaması içindir. Çünkü onu sevmediğim gibi sesini de sevmiyorum. Mü'minin duasına da hemen icabet etmiyorum, beni unutmayıp devamlı zikir etmesi için. Çünkü onu da seviyorum, tazarru'unu da seviyorum."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ilmihavas.dialog.tv
 
DUANIN KABULUNUN ŞARTLARI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İLAHİ ŞİFA RAHMETİ :: DUA BEYANI-
Buraya geçin: